Birleşik Krallık’a Gidiyoruz! Tüm hazırlık aşaması burada :)

Bu defa 10 yıl önce, Erasmus bursu ile gittiğim -ki o zaman AB ülkesi- Birleşik Krallığa eşim ve oğlum ile gidiyorum. Gidene kadar o kadar heyecanlandım ki, kendi başıma gezdiğim yerleri şimdi onlar ile geziyor olmak harika bir duygu olacaktı. Schengen sisteminden farkı olan Birleşik Krallık vizesi insanlar için bazen çok kolay bazen de çok zorlayıcı olarak nitelendiriliyordu. Peki ne farkı vardı Schengen vizesinden? Öncelikle, Schengen vizesi Avrupa’nın birçok ülkesine—Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda gibi 26 ülkeden oluşan Schengen Bölgesi’ne—tek bir vizeyle seyahat etmeni sağlıyor. Bu vizeyle bölgedeki ülkeler arasında serbest dolaşım mümkün, yani sınır kontrolleri genellikle olmuyor.

Ama İngiltere, bu Schengen Bölgesi’nin dışında, yani Schengen vizesi İngiltere’ye geçerli değil. İngiltere’ye gitmek için özel olarak UK vizesi alman gerekiyor. Bu vize tamamen ayrı bir başvuru sürecine sahip ve İngiltere’nin kendi sınır kontrolü politikalarına göre veriliyor.
Bir diğer fark, Schengen vizesi genelde kısa süreli turistik, iş ya da aile ziyareti gibi amaçlarla verilirken, UK vizesi çeşitleri çok daha detaylı ve farklı kategorilere ayrılmış durumda. Mesela; turist vizesi, öğrenci vizesi, çalışma vizesi gibi türleri var ve başvuru sürecinde İngiltere’de kalacağın süre, amacın ve finansal durumun detaylı şekilde inceleniyor.

Ayrıca, İngiltere vizesi için genellikle biyometri (parmak izi ve fotoğraf) vermen gerekiyor ve başvuru süreci biraz daha uzun ve detaylı olabiliyor. Schengen vizesi başvuruları ise genelde konsolosluklar ya da vize merkezleri aracılığıyla yapılır ve süreci biraz daha hızlı tamamlanabilir.
UK Vizesi ile Schengen Vizesi Başvuru Sürecindeki Farklar

Başvuru Yöntemi
Schengen Vizesi: Başvurular genellikle seyahat edeceğin ülkenin konsolosluğuna veya yetkili vize başvuru merkezlerine yapılır. Belgeler genellikle fiziksel olarak teslim edilir.
UK Vizesi: Başvuru süreci tamamen online olarak başlar. İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın resmi web sitesi üzerinden form doldurulur, randevu alınır ve biyometri merkezi ziyareti için yönlendirilirsin.

website: Visit the UK as a Standard Visitor: Apply for a Standard Visitor visa – GOV.UK

Biyometri İşlemi
Schengen Vizesi: Parmak izi ve fotoğraf (biyometri) genellikle istenir, ancak daha önce alındıysa ve 59 ay geçmediyse tekrar istenmeyebilir.
UK Vizesi: Biyometri kesinlikle zorunludur; parmak izi ve fotoğrafın alınması şarttır, her başvuruda yenilenir.
Randevu ve Merkezi
Schengen Vizesi: Vize başvuru merkezlerinde veya konsoloslukta randevu alınarak evrak teslimi yapılır.
UK Vizesi: Online başvuru sonrası vize başvuru merkezinden randevu alınır, biyometri ve evrak teslimi burada gerçekleştirilir.

Gerekli Belgeler
Schengen Vizesi: Standart belgeler (pasaport, seyahat sağlık sigortası, uçak bileti rezervasyonu, konaklama, finansal durum belgeleri) istenir.
UK Vizesi: Daha detaylı belge istenir; maddi durum, seyahat amacı, dönüş garantisi, İngiltere’de kalacağın yer, bazen davet mektubu veya sponsor belgeleri gibi ek dokümanlar talep edilebilir.

Başvuru Ücretleri
Schengen Vizesi: Genellikle 80 euro civarında sabit bir ücret ödenir (kısa süreli vizeler için).
UK Vizesi: Vize türüne göre ücretler değişkenlik gösterir ve genellikle Schengen’den daha pahalıdır. İlk defa başvuranların 6 ay başvurması öneriliyor. İzmir’den başvuru yaptığımız için aracı kurum olan VFS global için ek bir ücret ödedik. Ama ilgi alaka çok güzeldi, helali hoş olsun diyelim :)) Bu arada yeri Ege perla içerisinde (2026)

İşlem Süresi
Schengen Vizesi: Ortalama işlem süresi 15 takvim günü civarındadır, acil başvurular için daha hızlı seçenekler olabilir.
UK Vizesi: İşlem süreleri vize türüne göre değişir, genellikle 3 hafta civarında sürer; bazen daha uzun veya daha kısa olabilir. Bizim başvurudan sonraki 8. iş günü sonuçlandı.

Başvurunun Değerlendirilmesi
Schengen Vizesi: Konsolosluk ya da vize merkezi başvuruyu değerlendirir ve karar verir.
UK Vizesi: İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın merkez ofisi başvuruyu değerlendirir, bazen ek görüşme veya doküman talep edebilir. Bizden herhangi bir ek talep olmadı. Belgeleri kendimiz yükledik. Schengenden farkı olarak, randevuya elinizde bir randevu formu ile gidiyorsunuz eğer belgeleri kendiniz yüklemeyi tercih ettiyseniz. Ek bir ücret karşılığında ofiste de yüklenebilir ama bence kolay bir yöntem.

Vize Onayı ve Teslim
Schengen Vizesi: Pasaport vize merkezine geri gönderilir veya başvuru sahibine teslim edilir.
UK Vizesi: Pasaport yine vize merkezinden teslim alınır ya da postayla gönderilir.

  • Başvuru Belgesi yükleme tüyoları:
  • Her bir başlık altına 5 adet dosya yükleyebilirsiniz. Ben tek bir dosyayı sıkıştırma programı kullanarak yükledim. Sıkıştırma programı sayesinde dosya yüklerken hata da vermedi.
  • Her bir dosyayı ingilizce isimlendirmeniz lazım: assets, accomodation, finance, flights vb
  • İngiltere başvurusu için konaklama uçak bileti ve seyahat sağlık sigortası gibi şeyler zorunlu değil. Bu en çok karıştırılan konu. Lütfen finansal durumunuzu iyi açıklayın. Sponsorunuz varsa, o kişinin tüm mal varlığı ve finansal bilgilerini de kendi sisteminizde göstermeniz gerekiyor.
  • Home exchange programı ile seyahat ederseniz -ki bizim öyle oldu- ev sahibiniz size kabul mektubu gönderir eğer iletişim kurarsanız. Programı merak edenler internet üzerinden araştırabilir. Böylesine büyük ve pahalı şehirlerde cidden konaklama masrafı olmaması harika. Ben öneriyorum arkadaşlar, aile olduğumuz halde çok rahat ettik 🙂
  • Finansal durumunuzdan bahsederken, bu tür seyahatler yapan herkese bir euro ya da dolar hesabı açmasını.. orada az az birikim yapmasını öneririm. Böylece seyahatler için bir bütçe ayırdığınızı göreceklerdir. Oldukça mantıklı bir adım. Deneyimledim 🙂

Gelelim bizim deneyimimize;
Bir youtube içeriği ile bahsediyor olacağım başvurunun tüm detaylarından ama bu vize türü bence oldukça kolay. İlk olarak yığılma yok. Başvuru formunu doldurduktan sonra 15 gün içerisinde randevu bulabiliyorsunuz. Schengen vizesinin geldiği durum oldukça kötü 2025 yılı itibarıyla. Almanya’dan bir sene randevu ataması bekleyen insanlar varken, UK bizim için iyi bir seçenek oldu. Evet fiyat farkı var, hatta izmir antalya gibi şehirlerden başvuranlar bizim gibi vfs global’e ekstra bir ödeme yapıyor. Ama açıkça şunu söylemek istiyorum, parasını vermeye razıyım adam gibi muamele görmek için. İzmir şubesi Ege Perla içerisindeydi. O kadar sistemli ve o kadar konforlu bir süreç geçirdik ki… Başvuru formu sonrasında randevuyu aldıysanız sıra belgeleri toplamak ve sisteme yüklemekte. Burada ya belgeleri scan edip siz yükleyeceksiniz ya da ek bir ücret karşılığında ofiste randevu günü yardımcı olacaklar. Biz kendimiz yükledik,” Hadi kızım Özge, sen zoru seversin” dedim ve bu sorumluluğu da üzerime aldım tabiki 🙂
Açılan sistemde her ana başlık altına başvuru için topladığınız belgeleri koymanız beklenir. Bazen virüs var diye uyarı gelir. Bunun için sıkıştırılmış dosya yapmanızı öneririm. Belgeleri ingilizce kaydedin isimlerini. E devlet belgeleri Türkçe çıkıyor, onları tercümana çevirtmek için panik olmayın. Çok araştırdım sorun olmuyor, bizim de olmadı. Bu vize türünde en önemli şey finansal kaynaklarınız. Bakın tapu vs değil, hiçbir ülkenin buna baktığını düşünmüyorum. Düzenli gelirlerininz, tasarruflarınız, maaşınız, vb konular.. Bu vize türünde uçak bileti, konaklama, seyahat sağlık sigortası zorunlu değil. Boşuna bilet almaya kalkma. Çocuğunuz varsa doğum belgesini mutlaka ekleyin, evliyseniz evlilik cüzdanı, yurtdışında bulunduğunuz gün sayısı vb belgeleri eklemek de faydalı.
Neden Londra? dediğini duyar gibiyim… Londra, sadece Birleşik Krallık’ın başkenti değil; aynı zamanda tarih, kültür, sanat ve çeşitliliğin iç içe geçtiği, dünyanın en kozmopolit şehirlerinden biri. Thames Nehri’nin ikiye böldüğü bu şehir, 2000 yılı aşkın geçmişiyle Romalılardan Viktorya dönemine, sanayi devriminden dijital çağa kadar pek çok çağın izini taşıyor. Her köşe başında bir hikaye, her sokakta başka bir yüz taşıyan Londra; bir gün kraliyet ihtişamıyla, ertesi gün punk kültürüyle seni şaşırtabilecek kadar çok katmanlı bir şehir.

İngiliz ihtişamı, Gotik katedraller, eski publar, sokak müzisyenleri, dünyanın dört bir yanından gelen insanlar ve tabii ki ara sıra yağan ince yağmur… Londra’yı gezmek, zaman zaman bir dönem filmi içinde yürümek gibi. Ama aynı zamanda geleceğe dair bir fragman izlemek gibi de: çünkü burası aynı anda hem geleneksel hem de çağdaş. Daha önce yaşadığım için çok fazla şehir gezdim. Londra’dan ibaret olmayan bir üke. Manchester, Cambridge, Oxford, Bath, York, Bristol, Brighton, Blackpool, Liverpool, Newcastle upon Tyne , İskoçya ( Edinburgh, Glasgow) İrlanda (Dublin) mutlaka görülecek yerlerden. Birleşik Krallık vizesi ile İrlanda Dublin’e uçabilirsiniz. Ama ilk önce İngiltere şehirlerinden birine girmiş olmanız gerekiyor. İrlanda ve ingiltere arasındaki vize serbestliğine göre bu yasal bir hak. Londra ile küçük bir bilgi daha vermek istiyorum. Özellikle turistik bölgelerde hırsızlık çok yaygın. Telefon hırsızlığının en çok yaşandığı şehir. Zaten bu bölgelerde çok farklı milletleri göreceksiniz. Size güven vermiyorlar. Etrafınıza, çantanıza ve kendinize dikkat etmeniz gereken bir şehir. Ben eşimle gitmemiş olsaydım korkardım kesinlikle. Zaten gece geç saatler özellikle tenha yerler çok da güvenli olmuyor. Bu konuya dikkat edin, Özellikle Camden bölgesini hiç güvenli bulmadım konaklama açısından. Highbury& Islıngton bölgesinde konakladık biz. Yaşayan aileler oldukça güvenli hissettirdi.

Uçak Bileti

Uçak biletleri genellikle uygun. Özellikle Dalaman ve Bodrum uçuşları çok uygun. Ama aktarmalı uçuşlar yorucu oluyor bence. İzmir’den direkt uçan firmalar var. Onların çokça uygun olduğunu söyleyemem ama güzel seçenekler bulursunuz. Seyahatten en az 2 ay önce alırsanız daha uygun olur. İlk gidişimiz uçak bilet fiyatlarından kaynaklı ( coldplay konseri vardı fiyatlar uçmuştu ) Dalaman’dan Londra Gatwick havalimanına oldu. Yorucuydu çünkü izmirden dalamana gitmek 5 saat malum. Gatwick havalimanı şehir merkezine biraz daha yakın Stansted Havlimanına göre. Stansted Havalimanı en uzak olan. Sakın taksiye binmek gibi bir hata yapmayın, hem paranız hem zamanınız ölür. Tüm havalimanları için en iyi ulaşım aracı trenler.

LONDRA’da HANGİ BÖLGELERDE KONAKLAMALI?
1. Central London (Zone 1) – Turistik yerlere yakın olmak isteyenler için

Semtler: Westminster, Covent Garden, Soho, Mayfair, Fitzrovia
Avantajı: Big Ben, Buckingham Sarayı, London Eye gibi simgesel yerlere yürüme mesafesinde olursun. Her yere metro gerekmeden ulaşabilirsin.
Kimler için uygun: Londra’da ilk kez kalacaklar, kısa süreli gezginler, yürüyerek şehir keşfetmeyi sevenler.
Not: Konaklama fiyatları oldukça yüksek, özellikle oteller.

2. South Bank & Waterloo – Thames Nehri kıyısında kültür dolu bir deneyim
Avantajı: Tate Modern, London Eye, National Theatre gibi yerlere çok yakın. Nehir kenarında yürüyüş yapma şansı.
Ulaşım: Waterloo ve Southwark metro istasyonları sayesinde her yere kolay ulaşım.
Kimler için: Sanat, tiyatro ve modern kültür sevenler.
Fiyat: Orta-yüksek arası. Otel yerine daire kiralama daha uygun olabilir.

3. Kensington & Chelsea – Şık, sakin ve aile dostu
Avantajı: V&A Museum, Natural History Museum gibi müzeler yakın. Hyde Park hemen yanında. Güvenli ve temiz bir bölge.
Kimler için: Aileler, daha uzun süre kalacaklar, sessiz ve kaliteli konaklama arayanlar.
Not: Lüks oteller ve klasik İngiliz evleriyle dolu. Bütçe biraz yüksek olabilir.

4. Notting Hill – Renkli sokaklar, butik oteller
Avantajı: Portobello Road pazarı, renkli evler, şık kafeler.
Kimler için: Instagram’lık sokaklar arayanlar, sakin ama merkezi bir bölge isteyenler.
Fiyat: Orta segment. Airbnb seçenekleri bol.

5. Shoreditch – Gençler ve yaratıcı ruhlar için

Avantajı: Grafitilerle dolu sokaklar, indie kafeler, gece hayatı, vintage dükkanlar.
Kimler için: Sanatla iç içe olmak isteyenler, alternatif kafe ve barları sevenler.
Not: Turistik yerlerden biraz uzak ama metro ile ulaşım kolay.

6. Camden Town – Bohem ruh ve canlı müzik
Avantajı: Camden Market, konser mekanları, sokak sanatı.
Kimler için: Renkli, alternatif ve müzik dolu bir deneyim isteyenler.
Not: Hafta sonları çok kalabalık olabilir ama akşamları oldukça eğlenceli.

7. Paddington – Ulaşım kolaylığı arayanlar için
Avantajı: Heathrow Express buradan kalkıyor. Merkeze yakın, ama nispeten daha uygun fiyatlı oteller var.
Kimler için: Havalimanından gelip-gidenler, kısa süreli kalacaklar.
Not: Bölge merkezi gibi değil ama ulaşım açısından çok avantajlı.

8. Greenwich – Şehirden biraz uzakta huzurlu bir deneyim
Avantajı: Yeşil alanlar, müzeler (Royal Observatory), Thames kıyısında sakinlik.
Kimler için: Kalabalıktan uzak, yerel Londra deneyimi arayanlar.
Ulaşım: DLR ile merkeze ulaşmak 20-30 dakika sürüyor.

Kısa Özet

Tarihi ve turistik yerlere yakın olayım diyorsan: Westminster, Covent Garden, Soho
Ailece kalayım, sakin ve şık olsun diyorsan: Kensington, Chelsea
Yaratıcı ve enerjik bir atmosfer arıyorsan: Shoreditch, Camden (dezavantajı bence güvensiz)
Fotoğraflık, keyifli sokaklar arıyorsan: Notting Hill
Ulaşım kolaylığı önemli diyorsan: Paddington veya South Bank

Biz HİGHBURY&ISLINGHTON BÖLGESİNDE KALDIK. Drayton Park ile Arsenal Stadyumu arasındaydı bence oldukça kolay bir ulaşımı vardı. Aynı zamanda bölge güvenliydi.

Londra’ya Uçuş

Londra, Avrupa’nın en büyük hava yolu ağlarından birine sahip. Türkiye’den İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerden direkt uçuşlarla ortalama 4 saatte ulaşmak mümkün. Şehirde 6 büyük havaalanı var, en yaygın olanları:

Heathrow (LHR): En büyük ve merkezi havaalanı. Heathrow Londra’nın en büyük havalimanı ve şehir merkezine yaklaşık 24 kilometre mesafede bulunuyor. Buradan merkeze gitmenin en hızlı yolu Heathrow Express treni gibi düşünebilirsin; yaklaşık 15-20 dakika sürüyor ve bilet fiyatları genelde 22-25 pound arasında değişiyor. Eğer biraz daha ekonomik bir seçenek arıyorsan, Piccadilly Line metro hattı var, onunla yaklaşık 50-60 dakikada merkeze ulaşabilirsin, bilet ücretleri ise Oyster kart kullanırsan 3,5 ile 6 pound gibi bir aralıkta oluyor. National Express otobüsleri de var, bunlar trafikte biraz takılabilir ama genelde 40-90 dakika arasında merkeze götürüyor ve bilet fiyatları da 6-10 pound arası. Tabii, konforlu ve hızlı olsun dersen, taksi veya özel transfer kullanabilirsin; bunlar da yaklaşık 50-70 pound tutuyor gibi.

Gatwick (LGW): Güney Londra’ya yakın.Gatwick, şehir merkezinden yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Burada en çok tercih edilen ulaşım şekli Gatwick Express treni gibi, bu tren yaklaşık 30 dakikada Victoria İstasyonu’na varıyor ve bilet fiyatları da 20-25 pound arasında değişiyor. Daha uygun fiyatlı seçenekler de var, Southern Railway veya Thameslink trenleri gibi; bu trenlerle 30-50 dakika arasında bir sürede merkeze ulaşabilirsin ve biletler genelde 12-15 pound civarında oluyor. National Express otobüsleri de var, biraz daha uzun sürüyor olabilir, yaklaşık 60-90 dakika arası ve bilet fiyatları da 8-12 pound gibi. Eğer konforlu gitmek istersen, taksi ya da özel transfer yaklaşık bir saat sürüyor ve 70-90 pound arasında bir fiyatı oluyor gibi düşünebilirsin.

Stansted & Luton: Genellikle düşük bütçeli hava yolları.Stansted biraz daha kuzeydoğuda, şehir merkezine yaklaşık 64 kilometre mesafede bulunuyor. Buradan Liverpool Street İstasyonu’na gitmenin en hızlı yolu Stansted Express treni gibi, yolculuk yaklaşık 45 dakika sürüyor ve bilet fiyatları 19-21 pound civarında oluyor. Daha ekonomik bir seçenek olarak National Express otobüsleri tercih edilebilir; bunlar 75-120 dakika arasında bir sürede merkeze götürüyor ve bilet fiyatları 10-15 pound gibi. Tabii taksi veya özel transfer istersen, yolculuk 60-90 dakika sürüyor ve fiyatı da 90-110 pound arasında değişiyor gibi.

London City: Şehre en yakın (özellikle iş seyahati için ideal)
Havaalanlarından merkeze ulaşım metro, tren, otobüs veya özel transfer seçenekleriyle çok pratik ve sistemli. Hiç iniş yapmadığım için daha fazla detayı internet üzerinden bulabilirsiniz.

TOPLU TAŞIMADA NE KULLANILIYOR?

Londra’da toplu taşımayı kullanırken en pratik ve ekonomik yöntemlerden biri Oyster Card. Bu kart, içine önceden para yükleyebileceğin ve metro, otobüs, tramvay, DLR, Overground gibi birçok ulaşım aracında geçerli olan küçük bir plastik kart aslında. Metroya ya da otobüse binerken kartı okuyucuya dokunduruyorsun, ücret otomatik olarak düşüyor. Ayrıca günlük harcamaların belli bir limite ulaştığında daha fazla para çekilmiyor, yani ne kadar çok seyahat edersen et, günlük harcaman bir sınırı aşmıyor. Böylece özellikle çok gezeceksen bütçeni kontrol altında tutman kolaylaşıyor.
Bir diğer popüler seçenek ise temassız ödeme yapan banka kartları veya telefonla ödeme yöntemleri. Yani Visa, Mastercard gibi temassız çalışan kartlarını ya da Apple Pay, Google Pay gibi telefon ödeme sistemlerini kullanabiliyorsun. Bunları da toplu taşımada tıpkı Oyster gibi kullanabiliyorsun, kartını ya da telefonunu okutuyorsun ve ücret direkt banka hesabından çekiliyor. Bu yöntem ekstra kart taşımak istemeyenler için çok pratik. Tabii yurt dışından kullanıyorsan, bankanın yurt dışı işlem ücretlerine dikkat etmekte fayda var.
Özetle, Londra’da toplu taşımayı kullanmak için ya Oyster Card alırsın, içine para yüklersin ya da kendi banka kartınla ya da telefonla ödeme yaparsın. İkisi de uzun kuyruklarda beklemekten, biletlerle uğraşmaktan kurtarıyor, kolay ve ekonomik bir yol sunuyor.
Peki biz ne yaptık? 12 gün bu şehirde bulunduk ve temassız kredi kartı kullandık. Zaten sistem tavan fiyata ulaştığında bir daha ücret almıyor. O tavan fiyatta bayağı uygun bence:) Her kişi 1 temazsız kart kullanabilir bu detaya dikkat edelim. Yani eşiniz sizinle seyahat ediyorsa onun bastığı kartı siz kullanamazsınız.

Londra’ya vardınız. Pasaport kontolünde basit sorular sorabilirler. Nereye gidiyorsunuz? Nerede kalacaksınız? Ne zaman döneceksiniz? Uçak biletinizi görebilir miyim ? vb sorular sorulabilir. Bu ülkenin soru sorması meşhurdur. 10 sene öncede soru sorulmuştu. Bu onların politikası aslında. Panik yapmaya gerek yok 🙂

Gelelim şehir merkezine nasıl ulaşacağınıza.. Eğer Gatwick havalimanına indiyseniz sizin en kolay gideceğiniz line Victoria line. Stansted için ise Liverpool Street. Biletinizi daha uyguna Omio sitesinden alabilirsiniz. ” zget3a1k4p2p ” kodu ile indirim kazanabilirsiniz. Ben UK genelinde Citymapper uygulamasını navigasyon için kullandım. Oldukça memnun kaldım. Omio sitesini ayrıca tüm ülke genelinde şehirlerarası gezmek amaçlı da kullanabilirsiniz. Edinburgh’a geçerken biz yine bu uygulamayı kullandık. Verdiğim kod hepsinde geçerli. Ama ben biletimi inince alırım derseniz bir çok kiosk var. Oradan gideceğiniz rotayı seçip alabilirsiniz. Hızlı tren olduğu için kolayca ulaşım sağlıyorsunuz şehir merkezine. Oradan gideceğiniz konuma citymapper en kısa yoldan götürür 🙂

Şimdi sıra konaklama yapacağınız konuma varmış olmanızda. Bu arada konaklama için ben her defasında Airbnb ya da Booking kullanıyorum. Yorumlar ve puanlar çok doğru yönlendiriyor. UK genelinde bir de Travelodge öneririm güzel konumlarda otelleri var. Daha uygun fiyatlı. Orada yaşayan bir arkadaşım bahsetmişti. Uzun süreli konaklamalar içinse Home Exchange harika iş görür. Ülke genelinde çok yaygın. Yerel orada yaşayan insanların evinde konaklamış oluyorsunuz. Ev sahipleri de genelde başka bir ülkede seyahatte olmuş oluyor. Puan karşılığı konaklama yapmış oluyorsunuz ama sisteme yıllık bir ödeme yapmanız lazım. Yine de bu ülke için ödediğiniz para 2 gece otel konaklamasına eş değer gibi. Özellikle çocuklarını yaz okuluna götürmek isteyen aileler için biçilmiş kaftan olur. Ama Türkiye’de çok fazla bilinmiyor bu program. Bilenler kaymağını yemiş oluyor:) Home exchange programında aktifseniz ” ozge-a4db6″ kodunu kullanabilirsiniz size ve bana aynı anda 250 puan gelmiş olur.

Yerleştiniz, sakın yorgunluk hissetmeyin daha yeni başlıyoruz. Gezecek çok yer, yapacak çok aktivite var. 🙂

Gezilecek tüm rotaları bir sonraki seride paylaşıyor olacağım. Yorumlarınız ve katkınız çok değerli , sevgiyle kalın.

Özge.

2 Yorumlar

  1. Yine harika bir bilgi yükü olmuş Özgeciğim

    1. çok teşekkür ederim 🙂

Ecem için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir