LONDRA SEYAHAT İÇERİĞİ : Nerede Kalınır? Yeme İçme Önerileri ve Çok Daha Fazlasıyla

Bu defa 10 yıl önce, Erasmus bursu ile gittiğim -ki o zaman AB ülkesi- Birleşik Krallığa eşim ve oğlum ile gidiyorum. Gidene kadar o kadar heyecanlandım ki, kendi başıma gezdiğim yerleri şimdi onlar ile geziyor olmak harika bir duygu olacaktı. Schengen sisteminden farkı olan Birleşik Krallık vizesi insanlar için bazen çok kolay bazen de çok zorlayıcı olarak nitelendiriliyordu. Peki ne farkı vardı Schengen vizesinden? Öncelikle, Schengen vizesi Avrupa’nın birçok ülkesine—Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda gibi 26 ülkeden oluşan Schengen Bölgesi’ne—tek bir vizeyle seyahat etmeni sağlıyor. Bu vizeyle bölgedeki ülkeler arasında serbest dolaşım mümkün, yani sınır kontrolleri genellikle olmuyor.
Ama İngiltere, bu Schengen Bölgesi’nin dışında, yani Schengen vizesi İngiltere’ye geçerli değil. İngiltere’ye gitmek için özel olarak UK vizesi alman gerekiyor. Bu vize tamamen ayrı bir başvuru sürecine sahip ve İngiltere’nin kendi sınır kontrolü politikalarına göre veriliyor. Bir diğer fark, Schengen vizesi genelde kısa süreli turistik, iş ya da aile ziyareti gibi amaçlarla verilirken, UK vizesi çeşitleri çok daha detaylı ve farklı kategorilere ayrılmış durumda. Mesela; turist vizesi, öğrenci vizesi, çalışma vizesi gibi türleri var ve başvuru sürecinde İngiltere’de kalacağın süre, amacın ve finansal durumun detaylı şekilde inceleniyor.
Ayrıca, İngiltere vizesi için genellikle biyometri (parmak izi ve fotoğraf) vermen gerekiyor ve başvuru süreci biraz daha uzun ve detaylı olabiliyor. Schengen vizesi başvuruları ise genelde konsolosluklar ya da vize merkezleri aracılığıyla yapılır ve süreci biraz daha hızlı tamamlanabilir.
Neden Londra? dediğini duyar gibiyim… Londra, sadece Birleşik Krallık’ın başkenti değil; aynı zamanda tarih, kültür, sanat ve çeşitliliğin iç içe geçtiği, dünyanın en kozmopolit şehirlerinden biri. Thames Nehri’nin ikiye böldüğü bu şehir, 2000 yılı aşkın geçmişiyle Romalılardan Viktorya dönemine, sanayi devriminden dijital çağa kadar pek çok çağın izini taşıyor. Her köşe başında bir hikaye, her sokakta başka bir yüz taşıyan Londra; bir gün kraliyet ihtişamıyla, ertesi gün punk kültürüyle seni şaşırtabilecek kadar çok katmanlı bir şehir.
İngiliz ihtişamı, Gotik katedraller, eski publar, sokak müzisyenleri, dünyanın dört bir yanından gelen insanlar ve tabii ki ara sıra yağan ince yağmur… Londra’yı gezmek, zaman zaman bir dönem filmi içinde yürümek gibi. Ama aynı zamanda geleceğe dair bir fragman izlemek gibi de: çünkü burası aynı anda hem geleneksel hem de çağdaş.
Londra, Avrupa’nın en büyük hava yolu ağlarından birine sahip. Türkiye’den İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerden direkt uçuşlarla ortalama 4 saatte ulaşmak mümkün. Şehirde 6 büyük havaalanı var, en yaygın olanları:
Heathrow (LHR): En büyük ve merkezi havaalanı
Gatwick (LGW): Güney Londra’ya yakın
Stansted & Luton: Genellikle düşük bütçeli hava yolları
London City: Şehre en yakın (özellikle iş seyahati için ideal)
Havaalanlarından merkeze ulaşım metro, tren, otobüs veya özel transfer seçenekleriyle çok pratik ve sistemli.
LONDRA’YA NE ZAMAN GİDİLİR?
Londra yılın her dönemi gidilebilecek bir şehir, ama mevsime göre yaşayacağın deneyim değişir:
İlkbahar (Mart–Mayıs): Parklar çiçek açar, şehir canlanır. Baharın serin ama güneşli günleri yürüyüşler için idealdir.
Yaz (Haziran–Ağustos): Festival mevsimi. Günler uzun, sokaklar kalabalık, hava ılık (ama yine de yağmura hazırlıklı ol).
Sonbahar (Eylül–Kasım): Londra’nın parkları sarı-turuncu tonlara bürünür. Daha sakin ama romantik bir atmosfer.
Kış (Aralık–Şubat): Noel ışıklarıyla süslenen sokaklar harikadır. Müze ve kafelerde vakit geçirmek için idealdir.
💡 En iyi dönem genellikle Mayıs–Haziran ya da Eylül sonlarıdır. Hem hava dengelidir, hem de turistik kalabalık henüz bastırmamıştır.
Heathrow Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım
Heathrow Londra’nın en büyük havalimanı ve şehir merkezine yaklaşık 24 kilometre mesafede bulunuyor. Buradan merkeze gitmenin en hızlı yolu Heathrow Express treni gibi düşünebilirsin; yaklaşık 15-20 dakika sürüyor ve bilet fiyatları genelde 22-25 pound arasında değişiyor. Eğer biraz daha ekonomik bir seçenek arıyorsan, Piccadilly Line metro hattı var, onunla yaklaşık 50-60 dakikada merkeze ulaşabilirsin, bilet ücretleri ise Oyster kart kullanırsan 3,5 ile 6 pound gibi bir aralıkta oluyor. National Express otobüsleri de var, bunlar trafikte biraz takılabilir ama genelde 40-90 dakika arasında merkeze götürüyor ve bilet fiyatları da 6-10 pound arası. Tabii, konforlu ve hızlı olsun dersen, taksi veya özel transfer kullanabilirsin; bunlar da yaklaşık 50-70 pound tutuyor gibi.
Gatwick Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım
Gatwick, şehir merkezinden yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Burada en çok tercih edilen ulaşım şekli Gatwick Express treni gibi, bu tren yaklaşık 30 dakikada Victoria İstasyonu’na varıyor ve bilet fiyatları da 20-25 pound arasında değişiyor. Daha uygun fiyatlı seçenekler de var, Southern Railway veya Thameslink trenleri gibi; bu trenlerle 30-50 dakika arasında bir sürede merkeze ulaşabilirsin ve biletler genelde 12-15 pound civarında oluyor. National Express otobüsleri de var, biraz daha uzun sürüyor olabilir, yaklaşık 60-90 dakika arası ve bilet fiyatları da 8-12 pound gibi. Eğer konforlu gitmek istersen, taksi ya da özel transfer yaklaşık bir saat sürüyor ve 70-90 pound arasında bir fiyatı oluyor gibi düşünebilirsin.
Stansted Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım
Stansted biraz daha kuzeydoğuda, şehir merkezine yaklaşık 64 kilometre mesafede bulunuyor. Buradan Liverpool Street İstasyonu’na gitmenin en hızlı yolu Stansted Express treni gibi, yolculuk yaklaşık 45 dakika sürüyor ve bilet fiyatları 19-21 pound civarında oluyor. Daha ekonomik bir seçenek olarak National Express otobüsleri tercih edilebilir; bunlar 75-120 dakika arasında bir sürede merkeze götürüyor ve bilet fiyatları 10-15 pound gibi. Tabii taksi veya özel transfer istersen, yolculuk 60-90 dakika sürüyor ve fiyatı da 90-110 pound arasında değişiyor gibi.
Londra’da toplu taşımayı kullanırken en pratik ve ekonomik yöntemlerden biri Oyster Card. Bu kart, içine önceden para yükleyebileceğin ve metro, otobüs, tramvay, DLR, Overground gibi birçok ulaşım aracında geçerli olan küçük bir plastik kart aslında. Metroya ya da otobüse binerken kartı okuyucuya dokunduruyorsun, ücret otomatik olarak düşüyor. Ayrıca günlük harcamaların belli bir limite ulaştığında daha fazla para çekilmiyor, yani ne kadar çok seyahat edersen et, günlük harcaman bir sınırı aşmıyor. Böylece özellikle çok gezeceksen bütçeni kontrol altında tutman kolaylaşıyor.
Bir diğer popüler seçenek ise temassız ödeme yapan banka kartları veya telefonla ödeme yöntemleri. Yani Visa, Mastercard gibi temassız çalışan kartlarını ya da Apple Pay, Google Pay gibi telefon ödeme sistemlerini kullanabiliyorsun. Bunları da toplu taşımada tıpkı Oyster gibi kullanabiliyorsun, kartını ya da telefonunu okutuyorsun ve ücret direkt banka hesabından çekiliyor. Bu yöntem ekstra kart taşımak istemeyenler için çok pratik. Tabii yurt dışından kullanıyorsan, bankanın yurt dışı işlem ücretlerine dikkat etmekte fayda var.
Özetle, Londra’da toplu taşımayı kullanmak için ya Oyster Card alırsın, içine para yüklersin ya da kendi banka kartınla ya da telefonla ödeme yaparsın. İkisi de uzun kuyruklarda beklemekten, biletlerle uğraşmaktan kurtarıyor, kolay ve ekonomik bir yol sunuyor.
Peki biz ne yaptık? 12 gün bu şehirde bulunduk ve temassız kredi kartı kullandık. Zaten sistem tavan fiyata ulaştığında bir daha ücret almıyor. O tavan fiyatta bayağı uygun bence:) Her kişi 1 temazsız kart kullanabilir bu detaya dikkat edelim. Yani eşiniz sizinle seyahat ediyorsa onun bastığı kartı siz kullanamazsınız.
LONDRA’da HANGİ BÖLGELERDE KONAKLAMALI?
1. Central London (Zone 1) – Turistik yerlere yakın olmak isteyenler içinSemtler: Westminster, Covent Garden, Soho, Mayfair,
Avantajı: Big Ben, Buckingham Sarayı, London Eye gibi simgesel yerlere yürüme mesafesinde olursun. Her yere metro gerekmeden ulaşabilirsin.
Kimler için uygun: Londra’da ilk kez kalacaklar, kısa süreli gezginler, yürüyerek şehir keşfetmeyi sevenler.
Not: Konaklama fiyatları oldukça yüksek, özellikle oteller.
2. South Bank & Waterloo – Thames Nehri kıyısında kültür dolu bir deneyim
Avantajı: Tate Modern, London Eye, National Theatre gibi yerlere çok yakın. Nehir kenarında yürüyüş yapma şansı.
Ulaşım: Waterloo ve Southwark metro istasyonları sayesinde her yere kolay ulaşım.
Kimler için: Sanat, tiyatro ve modern kültür sevenler.
Fiyat: Orta-yüksek arası. Otel yerine daire kiralama daha uygun olabilir.
3. Kensington & Chelsea – Şık, sakin ve aile dostu
Avantajı: V&A Museum, Natural History Museum gibi müzeler yakın. Hyde Park hemen yanında. Güvenli ve temiz bir bölge.
Kimler için: Aileler, daha uzun süre kalacaklar, sessiz ve kaliteli konaklama arayanlar.
Not: Lüks oteller ve klasik İngiliz evleriyle dolu. Bütçe biraz yüksek olabilir.
4. Notting Hill – Renkli sokaklar, butik oteller
Avantajı: Portobello Road pazarı, renkli evler, şık kafeler.
Kimler için: Instagram’lık sokaklar arayanlar, sakin ama merkezi bir bölge isteyenler.
Fiyat: Orta segment. Airbnb seçenekleri bol.
5. Shoreditch – Gençler ve yaratıcı ruhlar için
Avantajı: Grafitilerle dolu sokaklar, indie kafeler, gece hayatı, vintage dükkanlar.
Kimler için: Sanatla iç içe olmak isteyenler, alternatif kafe ve barları sevenler.
Not: Turistik yerlerden biraz uzak ama metro ile ulaşım kolay.
6. Camden Town – Bohem ruh ve canlı müzik
Avantajı: Camden Market, konser mekanları, sokak sanatı.
Kimler için: Renkli, alternatif ve müzik dolu bir deneyim isteyenler.
Not: Hafta sonları çok kalabalık olabilir ama akşamları oldukça eğlenceli.
7. Paddington – Ulaşım kolaylığı arayanlar için
Avantajı: Heathrow Express buradan kalkıyor. Merkeze yakın, ama nispeten daha uygun fiyatlı oteller var.
Kimler için: Havalimanından gelip-gidenler, kısa süreli kalacaklar.
Not: Bölge merkezi gibi değil ama ulaşım açısından çok avantajlı.
8. Greenwich – Şehirden biraz uzakta huzurlu bir deneyim
Avantajı: Yeşil alanlar, müzeler (Royal Observatory), Thames kıyısında sakinlik.
Kimler için: Kalabalıktan uzak, yerel Londra deneyimi arayanlar.
Ulaşım: DLR ile merkeze ulaşmak 20-30 dakika sürüyor.
Kısa Özet
Tarihi ve turistik yerlere yakın olayım diyorsan: Westminster, Covent Garden, Soho
Ailece kalayım, sakin ve şık olsun diyorsan: Kensington, Chelsea
Yaratıcı ve enerjik bir atmosfer arıyorsan: Shoreditch, Camden
Fotoğraflık, keyifli sokaklar arıyorsan: Notting Hill
Ulaşım kolaylığı önemli diyorsan: Paddington veya South Bank
Londra seyahatimizde biz otel ya da Airbnb yerine biraz daha farklı, daha yerel ve ekonomik bir yöntem tercih ettik: HomeExchange. Eğer daha önce duymadıysan kısaca şöyle anlatayım; bu sistem ev takası mantığıyla çalışıyor. Yani sen birinin evinde kalırken, o kişi de senin evinde kalabiliyor – ama illa birebir aynı anda olması da gerekmiyor. Puan sistemiyle çalışıyor; biri senin evinde kaldığında puan kazanıyorsun, sonra o puanla başka bir şehirde birinin evinde sen kalabiliyorsun. Detaylı dinlemek istersen buradan dinleyebilirsin.
Biz Londra’da bu şekilde çok merkezi bir evde kaldık. Hem masrafsız oldu, hem de bir otel odasından çok daha geniş, rahat ve ev hissi veren bir yerde konakladık. Ev sahibiyle kısa mesajlaşmalar yaptık, evin kurallarını ve çevresini öğrendik. Hatta çevredeki yerel kafeleri, süpermarketleri, metro duraklarını da bize not bırakmışlardı – adeta bir yerel rehber gibiydi.
Ayrıca bu uygulama sayesinde konaklama maliyetimiz neredeyse sıfırlandı diyebilirim. Özellikle uzun süreli kalışlar için harika bir seçenek. Tabii her ev farklı; kimisi daha sade, kimisi çok şık. Ama genel olarak sistem güvenli, kullanıcı profilleri ve yorumlar üzerinden herkes hakkında fikir sahibi olabiliyorsuz. Çocukla gayet güzel bir deneyimdi, bence bu ihtimali bir zorlayın 🙂

Eylül ayında gittiğimiz ilk haritaya buradan ulaşabilirsin.

Aralık ayında gittiğimiz ağırlıklı noel pazarları ve alışveriş üzerine olan haritaya buradan 

TURİSTİK GEZİLECEK YERLER LİSTESİ

1. Westminster Sarayı (Houses of Parliament)Birleşik Krallık parlamentosunun kalbi. Gotik mimarisi ve Thames kıyısındaki görkemiyle mutlaka görülmeli. Burayı sadece dışarıdan görmek bile etkileyici ama dilersen rehberli turlar da var.
📍Adres: Westminster, London SW1A 0AA
🕒 Ziyaret: Rehberli turlar belirli günlerde
💰 Ücretli (sadece turla gezilebiliyor)
2. Big Ben
Aslında saat kulesinin ismi Elizabeth Tower, ama hepimiz ona Big Ben diyoruz. Westminster Sarayı’nın bir parçası. Gün batımında ışıklar yanınca daha da etkileyici oluyor.
📍Adres: Westminster, London SW1A 0AA
🕒 Dışarıdan her zaman görülebilir
💰 Ücretsiz (dışarıdan)

3. Westminster Abbey (Westminster Manastırı)
Kraliyet düğünlerinin, taç giyme törenlerinin ve cenazelerinin yapıldığı tarihi kilise. Mimari açıdan nefes kesici. Tarihle ilgileniyorsan mutlaka içeri girip gezmelisin.
📍Adres: 20 Deans Yd, London SW1P 3PA
🕒 Pazartesi–Cumartesi 09.30–15.30
💰 Ücretli
4. St Paul’s Cathedral
Şehrin siluetine damgasını vuran devasa kubbesiyle ünlü. İçerideki akustik “Fısıltı Galerisi” çok ilginç. Ayrıca kubbeye çıkarsan muazzam bir Londra manzarası seni bekliyor.
📍Adres: St. Paul’s Churchyard, London EC4M 8AD
🕒 Her gün 08.30–16.30
💰 Ücretli
5. Buckingham Sarayı
Kraliçe’nin (artık Kral’ın) resmi ikametgahı. Değişen nöbet töreni turistlerin favorisi. Yaz aylarında sarayın bazı bölümleri ziyarete açılıyor.
📍Adres: Westminster, London SW1A 1AA
🕒 Dışarıdan her zaman görülebilir, iç tur yaz aylarında
💰 Nöbet töreni ücretsiz
6. Kensington Sarayı
Prenses Diana’nın da yaşadığı bu saray, şimdi kraliyet ailesinin genç üyelerine ev sahipliği yapıyor. Bahçesi çok güzel ve Hyde Park’ın içinde yer alıyor.
📍Adres: Kensington Gardens, London W8 4PX
🕒 Her gün 10.00–18.00
💰 Ücretli
7. Tower Bridge
Kaldırılabilir köprüsüyle ünlü, Londra’nın simgelerinden biri. Üstteki cam yürüyüş yolundan Thames Nehri’ni izlemek etkileyici.
📍Adres: Tower Bridge Rd, London SE1 2UP
🕒 Her gün 09.30–18.00
💰 Köprüden geçmek ücretsiz, kule gezisi ücretli
8. Tate Modern
Modern sanata ilgin varsa kaçırılmaz. Eski bir elektrik santralinin içine kurulmuş. İçeride Warhol’dan Picasso’ya kadar birçok büyük isim var.
📍Adres: Bankside, London SE1 9TG
🕒 Her gün 10.00–18.00
💰 Ücretsiz (bazı sergiler ücretli)
9. British Museum
Dünyanın en kapsamlı müzelerinden biri. Rosetta Taşı, Mısır mumyaları, Yunan heykelleri… Saatlerce gezsen bitmez.
📍Adres: Great Russell St, London WC1B 3DG
🕒 Her gün 10.00–17.00
💰 Ücretsiz
10. Victoria and Albert Museum
Tasarım, moda, tekstil, heykel… Sanatın her hali burada. Galerileri gezerken hem tarih hem stil yolculuğu yapıyorsun.
📍Adres: Cromwell Rd, London SW7 2RL
🕒 Her gün 10.00–17.45
💰 Ücretsiz
11. The National Gallery
Van Gogh, Monet, Leonardo da Vinci gibi ustaların eserleri bu galeride sergileniyor. Trafalgar Meydanı’nın tam karşısında.
📍Adres: Trafalgar Square, London WC2N 5DN
🕒 Her gün 10.00–18.00
💰 Ücretsiz
12. Sherlock Holmes Müzesi
Baker Street 221B adresinde, Sherlock Holmes’un evi canlandırılmış. İçerisi tam bir dönem evi gibi döşenmiş.
📍Adres: 221B Baker St, London NW1 6XE
🕒 Her gün 09.30–18.00
💰 Ücretli
13. London Eye
Londra’nın dönme dolabı. Kapsülden şehrin panoramik manzarası muazzam. Özellikle gün batımına yakın saatlerde çok keyifli.
📍Adres: Riverside Building, County Hall, London SE1 7PB
🕒 Genellikle 11.00–18.00
💰 Ücretli
14. Sea Life London Aquarium
Londra Eye’ın hemen yanında. Deniz yaşamını görmek isteyenler için ideal. Tünel akvaryumu çocukların favorisi.
📍Adres: County Hall, Westminster Bridge Rd, London SE1 7PB
🕒 Her gün 10.00–17.00
💰 Ücretli
15. The London Dungeon
Korku ve tarih bir arada. Canlandırmalarla dolu, biraz ürpertici ama eğlenceli bir deneyim.
📍Adres: County Hall, London SE1 7PB
🕒 Her gün 10.00–17.00
💰 Ücretli
16. Hyde Park
Londra’nın en büyük ve en güzel parklarından biri. Yürüyüş, bisiklet, gölette kayık keyfi… Şehir kalabalığından uzaklaşmak için birebir.
📍Adres: London W2 2UH
🕒 Her gün açık
💰 Ücretsiz
17. Harrods
Dünyaca ünlü lüks alışveriş merkezi. İç mimarisi bile başlı başına bir atraksiyon. Sadece gezmek bile yeterince keyifli.
📍Adres: 87–135 Brompton Rd, London SW1X 7XL
🕒 Her gün 10.00–21.00
💰 Ücretsiz giriş (alışveriş hariç 😄)
18. Trafalgar Meydanı
Londra’nın en merkezi noktalarından biri. Sanat, tarih ve sokak gösterilerinin kesişim noktası. Güvercinleriyle meşhur.
📍Adres: Trafalgar Square, London WC2N 5DN
🕒 Her zaman açık
💰 Ücretsiz
19. Borough Market
Yeme-içme konusunda cennet gibi. Sokak lezzetlerinden gurme ürünlere kadar her şey var. Özellikle öğle saatlerinde çok canlı.
📍Adres: 8 Southwark St, London SE1 1TL
🕒 Çarş–Cum 10.00–17.00 / Cumartesi 10.00–17.00
💰 Ücretsiz giriş, lezzetler ücretli
20. Sky Garden
Walkie Talkie binasının en üst katında yer alan bu tropikal bahçe, hem mimarisiyle hem de ücretsiz şehir manzarasıyla etkileyici. Gün batımında gitmek çok keyifli. Rezervasyon şart ama ücretsiz.
📍Adres: 1 Sky Garden Walk, London EC3M 8AF
🕒 Her gün açık, saatler değişebilir
💰 Ücretsiz (önceden rezervasyon gerekiyor)
21. Greenwich ve Kraliyet Gözlemevi (Royal Observatory)
Dünya saat dilimlerinin başladığı sıfır meridyen çizgisi burada! Ayrıca tepenin üstünden şehri izlemek çok güzel. Yanındaki park da yürüyüş için harika.
📍Adres: Blackheath Ave, London SE10 8XJ
🕒 Her gün 10.00–17.00
💰 Ücretli (park kısmı ücretsiz)
22. Leadenhall Market
Tavanı camla kaplı bu tarihi pazar yeri, Harry Potter’ın Diagon Alley sahnelerine de ev sahipliği yaptı. Kafeleri, pub’ları ve mimarisiyle çok hoş bir atmosferi var.
📍Adres: Gracechurch St, London EC3V 1LT
🕒 Her zaman gezilebilir
💰 Ücretsiz
23. Regent’s Park & Primrose Hill
Regent’s Park çok büyük ve zarif bir park. Primrose Hill ise hemen yanındaki tepe—buradan şehrin siluetine bakmak bir Londra klasiği. Piknik yapmak için ideal.
📍Adres: Chester Rd, London NW1 4NR
🕒 Gün boyu açık
💰 Ücretsiz
24. Little Venice
Kanal boyunca yürüyüş yapabileceğin, rengârenk bot evlerin olduğu huzurlu bir semt. Camden’e kadar yürüyebilir ya da tekne turu yapabilirsin.
📍Adres: Maida Avenue, London W2
🕒 Açık hava alanı – dilediğin zaman gezilebilir
💰 Ücretsiz
25. Columbia Road Flower Market (Pazar günleri)
Sadece Pazar sabahları kurulan bu çiçek pazarı adeta bir görsel şölen. Renkli sokaklar, canlı müzik ve rengarenk çiçeklerle dolu tezgahlar.
📍Adres: Columbia Rd, London E2 7RG
🕒 Pazar günleri 08.00–15.00
💰 Ücretsiz (alışveriş hariç)
26. Neal’s Yard (Covent Garden’ın arka sokakları)
Renkli binalarla çevrili minik bir avlu. Çok sevimli kafe ve doğal ürün dükkânları var. Instagram için birebir!
📍Adres: Neal’s Yard, London WC2H 9DP
🕒 Gün boyu açık
💰 Ücretsiz
27. Museum of London (London Wall)
Londra’nın Roma döneminden bugüne kadar olan tarihini çok etkileyici bir şekilde anlatan müze. Şehrin geçmişine daha derin bir bakış atmak istersen burası doğru adres.
📍Adres: 150 London Wall, London EC2Y 5HN
🕒 Her gün 10.00–17.00
💰 Ücretsiz
28. Barbican Centre
Brütalist mimari sevenler için kaçırılmaz bir yer. İçeride sanat galerileri, konser salonu, sinema ve kütüphane var. Çok yaratıcı bir kültür merkezi.
📍Adres: Silk St, London EC2Y 8DS
🕒 Etkinliklere göre değişiyor
💰 Çoğu alan ücretsiz, sergiler ücretli olabilir
29. Seven Dials & Covent Garden sokakları
Alışveriş, sokak müziği, vintage butikler, ufak publar ve pastanelerle dolu bu bölge yürüyerek gezmek için çok keyifli. Akşam ışıkları ayrı güzel.
📍Adres: Covent Garden, London WC2H
🕒 Gün boyu açık
💰 Ücretsiz
Tüm bu konumları gezmek için kendinizi şartlandırmayın, bence içlerinde en beğendikleriniz, olmazsa olmazları mutlaka deneyimleyin. Bir de Avrupa ülkelerinde bir konumdan diğer konuma gitmek oldukça kolay. Yürüme mesafesinde kalıyor. Bu yüzden haritalarınız bölümünden tüm gideceğiniz yerleri işaretleyip sonrasında birbirine yakın konumları değerlenirin. Bu arada, en iyi çalışan uygulama : CITYMAPPER … Bu uygulamayı yükle ve her yere kolayca ulaşmanın keyfini sür. İnternet işini ne yapacaksın peki? E-sim kullanmayacaksan Tesco gibi marketlerden sınırsız internet paketli kartlardan al. Kullanımı çok kolay ve çekiyor çekmiyor derdi yok. Bu arada çok kalabalık yerlerde her hattın bazen çekmediğini de görebilirsin.

E-sim kullanacaksan Mobimatter öneriririm. “TNCOZ34948” kodu ile 5 dolara kadar indirim alabililirsiniz. (işbirliğim yoktur)

ŞEHİRİÇİNDE ALIŞVERİŞ NEREDEN YAPABİLİRSİN?
🛍️ 1. Oxford Street
Londra’nın en bilinen alışveriş caddesi. H&M, Zara, Uniqlo gibi yüksek sokak markaları ile Selfridges gibi lüks mağazalar yan yana. Toplamda 300’den fazla mağaza var.
👉 Kalabalık ama tam bir “alışveriş günü” için ideal.
📍Bölge: Westminster – Tottenham Court Road ile Marble Arch arası
🚇 Metro: Oxford Circus, Tottenham Court Road
🛍️ 2. Regent Street
Oxford Street’e paralel uzanıyor ama mimarisi çok daha şık. Apple Store, Hamleys (dünyanın en büyük oyuncakçısı), Burberry gibi markalar burada.
👉 Turistik ama klas bir alışveriş deneyimi sunuyor.
📍Bölge: Piccadilly Circus ile Oxford Circus arası
🚇 Metro: Oxford Circus, Piccadilly Circus
🛍️ 3. Bond Street
Lüks sevenlerin uğrak noktası. Chanel, Louis Vuitton, Hermès, Tiffany & Co., Cartier gibi markalar burada.
👉 Caddede sadece vitrin gezmek bile keyifli.
📍Bölge: Mayfair
🚇 Metro: Bond Street
🛍️ 4. Carnaby Street
Soho’nun kalbinde, retro ruhlu, rengârenk sokaklar arasında yer alan butik alışveriş caddesi. Daha genç, alternatif ve bağımsız markalar var.
👉 Hem alışveriş hem de fotoğraf için harika bir yer.
📍Bölge: Soho
🚇 Metro: Oxford Circus
🛍️ 5. King’s Road (Chelsea)
Daha “chic” bir alışveriş deneyimi arayanlar için. Butikler, iç mimari mağazaları, kitapçılar, vintage dükkanlar burada.
👉 Yerel Londralılar tarafından da çok seviliyor.
📍Bölge: Chelsea
🚇 Metro: Sloane Square
🛍️ 6. Covent Garden
Alışverişle sanat bir arada. El yapımı ürünler, sokak sanatçıları, Apple Market, butikler ve makyaj markaları (Charlotte Tilbury, Glossier) burada.
👉 Yılbaşı zamanı özellikle çok güzel süsleniyor.
📍Bölge: Covent Garden
🚇 Metro: Covent Garden
🛍️ 7. Camden Market & Camden High Street
Alışılmışın dışında giyim tarzlarına hitap eden, punk, gotik, alternatif ürünler ve vintage eşyalar.
👉 Gerçekten başka bir evrende gibi hissettiriyor.
📍Bölge: Camden Town
🚇 Metro: Camden Town
🛍️ 8. Spitalfields Market & Brick Lane
Tasarımcı ürünler, vintage kıyafetler, sokak lezzetleri, plakçılar ve el yapımı takılar. Özellikle hafta sonları çok hareketli.
👉 Doğal sabunlardan ikinci el Levi’s’lara kadar her şey var.
📍Bölge: Shoreditch
🚇 Metro: Liverpool Street
🛍️ 9. Knightsbridge – Harrods & Harvey Nichols
İngiltere’nin en ikonik alışveriş merkezlerinden biri olan Harrods burada. Hemen yanında Harvey Nichols ile ultra lüks alışverişin kalbi.
👉 Özellikle hediyelik eşya ve gurme market bölümleri çok etkileyici.
📍Bölge: Knightsbridge
🚇 Metro: Knightsbridge
🛍️ 10. Westfield London (White City ve Stratford)
Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezlerinden biri. Hem popüler hem lüks markalar bir arada, restoran seçenekleri çok çeşitli.
👉 Yağmurlu bir günde alışveriş için ideal.
📍Bölge: White City & Stratford
🚇 Metro: White City veya Stratford
Londra’da alışveriş tutkunlarının mutlaka uğraması gereken yerlerden biri de outlet merkezleri. Şehir merkezinden biraz uzak olsalar da, indirimli lüks markalara ulaşmak isteyenler için gerçekten değer.
Londra’da alışveriş tutkunlarının mutlaka uğraması gereken yerlerden biri de outlet merkezleri. Şehir merkezinden biraz uzak olsalar da, indirimli lüks markalara ulaşmak isteyenler için gerçekten değer.
🛍️ 1. Bicester Village (En popüler outlet)
Burası Londra’ya yaklaşık 1 saat uzaklıkta bir lüks alışveriş köyü gibi. Açık hava konseptiyle kurulmuş, düzenli sokaklara yayılmış butik mağazalardan oluşuyor. Fiyatlar, normal sezon ürünlerine göre %30–60 indirimli olabiliyor.
🚌 Nasıl Gidilir?
Trenle:
London Marylebone Station → Bicester Village Station
Yaklaşık 45-60 dakika sürer.
Biletler £20–£30 civarında gidiş-dönüş (erken alınırsa daha uygun).
İstasyondan outlet’e yürüyerek 2 dakika.
Otobüsle (Shopping Express): Victoria Coach Station’dan kalkar. Yaklaşık 90 dakikada gider.
🛍️ 2. London Designer Outlet (Wembley)
Burası şehir dışına çıkmadan, Londra içinde ulaşabileceğin outlet konseptli bir alışveriş merkezi. Özellikle spor giyim ve günlük markalarda iyi indirimler yakalanabilir.
🚌 Nasıl Gidilir?
Metro: Jubilee veya Metropolitan Line ile Wembley Park Station’da in. Yürüyerek 5 dakika mesafede.Şehir merkezinden toplam ulaşım süresi yaklaşık 30–40 dakika.
Brigits Bakery ile afternoon tea
Brigits Bakery ile afternoon tea konsepti harikaydı. Kesinlikle tavsiye 🙂
YEME İÇME ÖNERİLERİ
Londra’da yeme içme öyle kocaman restoran listelerine bakarak değil de biraz hisle, biraz da sokaktan geçen insanların nerede durduğuna bakarak yapılmalı bence. Sabah mesela erken uyanırsan Dishoom’a uğrayabilirsin; o bacon naan roll ve sıcak chai sabahın en güzel ödülü gibi. Daha avokadolu bir şeyler istersen Granger & Co. tam senlik—içerisi ışıl ışıl, tabaklar zarif, kahvesi güzel.
Öğleye doğru kendini Borough Market’te bulursan şaşırma, çünkü Londra’da yemek severlerin kalbi biraz burada atıyor. Sokakta bir elinde sıcak bir bao, diğerinde taze sıkılmış bir meyve suyu varken insan gerçekten şehrin parçası gibi hissediyor. Camden Market’e yolun düşerse daha alternatif tatlar, daha genç bir enerji seni bekliyor—biraz Asya sokak yemeği, biraz vegan burger, biraz da spontane bir sokak performansı…Akşam yemeği için klasik mi istersin, deneysel mi? Mesela Flat Iron tam bir et tutkununun adresi. Menüsü sade ama lezzeti nokta atışı. Daha baharatlı bir şeyler istersen Hoppers’a git, Sri Lanka esintili yemekleri inanılmaz. Yok ben biraz da makarna aşkı yaşayayım diyorsan Padella’nın ev yapımı makarnaları her lokmada mutlu ediyor.
Çay saatini kaçırma, çünkü Londra’da “afternoon tea” bir gelenek. Sketch’te pembelere bürünmüş bir çay ritüeli yapabilir, tatlılarıyla sanat gibi bir sunum deneyimleyebilirsin. Ya da Instagram’da sıkça gördüğümüz o pembe binayı merak ediyorsan Peggy Porschen uğranmalı—cupcake’leri kadar ambiyansı da konuşuluyor.Kahve için sadelik arıyorsan Monmouth Coffee en iyilerden, özellikle Borough Market içindeki şubesinde kahveni yudumlarken insanları izlemek ayrı keyif. Akşam üstü şöyle bir pub yapalım dersen de Ye Olde Cheshire Cheese gibi tarih kokan bir yere girip gerçek anlamda İngiliz pub’ı deneyimleyebilirsin.
Yerellerin sevdiği yerleri mi merak ediyorsun? E. Pellicci mesela, eski usul kahvaltı yapabileceğin, sıcak sohbetli bir lokanta. Ya da Roti King—dışarıdan sıradan görünüyor ama içeride o Malezya mutfağı seni şaşırtacak.
Kısacası Londra’da yemek yemek, sadece doymak değil; şehri tatmak gibi. Her köşede başka bir aroma, her sokakta farklı bir kültürle karşılaşıyorsun. Bence en güzeli, kalabalık nereye gidiyorsa oraya gitmek, çünkü buradaki en iyi lezzetler genellikle tabelası küçük ama ruhu büyük yerlerde gizli.
Her yerde meal deal seçenekli marketler bulabilirsin. Pret A Manger, M&S, Costa, Tesco gibi yerlerde çok güzel seçenekler var. Kahvaltıları biz genelde konaklama yaptığımız evlerde yapıyoruz, ya da bu tarz marketlerden bir şeyler alıyoruz. Yediğimiz en iyi yemek Flat Iron’Daydı. Övüldüğü kadar var, rezervasyonunuz olursa kapıda beklemezsiniz. Yeme içme konusu oldukça bireysel olduğu için kendi damak tadınıza göre değerlendirme siz yapabilirsiniz. Çok fazla para vermeye de gerek yok bir çok yerde yerel tatlar çok daha güzel oluyor…
Londra’nın Sky Garden’ı dediğin, şehrin tam kalbinde, 35. katta, gökyüzüne açılan devasa bir yeşil alan ve aynı zamanda restoran cenneti gibi bir yer. Burası sadece manzarasıyla değil, yemek seçenekleriyle de dikkat çekiyor. Eğer hem enfes yemek yemek hem de Londra’yı tepeden seyretmek istiyorsan, Sky Garden’daki restoranlar tam sana göre.
Öncelikle Fenchurch Restaurant, Sky Garden’ın en prestijli yeme-içme mekânı. Burada modern İngiliz mutfağının en seçkin örneklerini deneyebilirsin. Menüde taze deniz ürünlerinden, özenle hazırlanmış et yemeklerine kadar her şey var. Hem içerisi şık hem de pencerelerinden şehrin panoraması muazzam. Akşam yemeği için burası klasik ve biraz lüks bir tercih.Biraz daha rahat, ama yine kaliteli bir seçenek istersen, Darwin Brasserie’ye göz atabilirsin. Burada hem kahvaltı hem öğle hem de akşam yemekleri sunuluyor. Menüsü çeşitlendirilmiş, özellikle salatalar ve hafif atıştırmalıklar öne çıkıyor. Günün farklı saatlerinde, sakin bir ortamda manzara eşliğinde yemek yemek isteyenler için ideal. Son olarak, eğer sadece hızlı bir şeyler atıştırmak, kokteyl veya kahve içmek istersen Sky Pod Bar tam sana göre. Burası Sky Garden’ın en canlı yeri; rahat koltukları, açık barı ve çarpıcı manzarasıyla şehrin karmaşasından biraz uzaklaşmak isteyenlerin favorisi.
Sky Garden’a giriş ücretsiz ancak özellikle restoranlarda yer ayırtmak şart. Gitmeden mutlaka rezervasyon yapmanı öneririm çünkü yerler hızlı doluyor. Akşam üstü ya da gün batımında buraya gelmek, hem Londra’yı farklı bir açıdan görmek hem de unutulmaz bir yemek deneyimi yaşamak için birebir.

BİZİM DENEYİMLEDİĞİMİZ GETYOURGUİDE ÖNERİLERİ

Bu şehirdeki tüm biletleri getyourguide üzerinden aldık. Seçenekler çok fazla bu yüzden siz sürenize göre deneyimleyebilirsiniz.

London Eye deneyimi için: buraya

Diğer tüm deneyimler için buraya

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir